8 Ağustos 2011 Pazartesi

Ayrılık öncesi yazmalardan bir kesit daha

Son bir yılda hayatta çok uç noktalar yaşadım sanırım. Eurotrip'le başladı herşey. Onun gazıyla bir Erasmus aldı gitti. Kötü döndük ordan. ESN'le kurtardım yine birşeyler. Mekanlar çok değişti. Çevreler, insanlarda öyle. Kaldırması zor oluyor tabi böyle olunca. Herşey bittiğinde, o kadar güzel vakit üstüne elinde hiçbirşey kalmadığını anladığın an doğuyor sıkıntı. Baktımki gerçekleşen şeyler güzel. Ama ne bir temeli var, ne bana birşey katmış. Şu an bende olanıda yine bırakmam isteniyor benden. Hayat gene gel Emir vedalaş diyor herkesle. Zor şeyler hep gelip geçiyor. Zora katlanmasıda acı verir tamam. Da buna alışmak, belli period sonrasında bu alışkanlığın farkına varmak asıl sıkıcı olan. Hayattaki bu keskin virajlar sonrasında harcanan insanlar, her geri dönüp baktığımda ya özletiyor kendilerini, yada hassiktir ordan dedirtiyorlar. Ya çok iyi insanlar kaybediyorum bu keskin virajlara girerken. Geride kalıyorlar. Yada o virajdan çıktığımda iyi zannettiklerinin bi bok olmadığını anlıyor insan. Geride kalıp yanlız devam etmeni sağlıyorlar. İşte son bir senedeki uç noktalara ulaşmamı sağlayanda bu gel gitler oldu. Sağa sola sürüklenmekten hem bedenim hem pskolojim hırpalandı. Insanlar 21'e inanmamaya başlar oldu. Ama TSK 21-31 dinlemiyor. Gel diyor Emir vedalaş yavaş yavaş.

Bu vedalaşma silsileleri hep gelir üstüste. Yine öyle oluyor. Normal zamanlarda sürekli sağda solda olanı takip etme huyumun getirdği bişeymidir bilmem, yine gidenlerin hepsini bi görüp, yolcu edip en son giden yine ben oluyorum. Her "güle güle" ayrı bi sıkıntı oluverdi. Her güle güle başka paylaşımların sonuçları getirdi. Vedalaşılan her insan sonrası anılar aklımda çok gitti geldi. Zaten bunları yazma ihtiyacı hissetmemde, bu vedalar sonrası konuşacak kimsenin kalmaması, telefonların açılmaması, kapıların çalmaması. Halbuki dön sırtını git dimi? Tek seferde kurtul. Ama ilginç bi acı bu. "Vedalaşmadan gitmiyim" kafası. Üzüyor insanı. "Üzülürkende düşündürüyor".

Hep çok hoş gözükmüştü uzaktan, hareketli hayat. Koşturmacalar adrenalini beraberinde getirdi hep. Ama "uzaktan". Daha fazla dayanılcak gibi değil ama. Tüketim güzel şey, ama insan tüketmek kötü geliyor artık. Çok arkadaş değiştirmek, geride özlenicek çok adam bırakmak hayatı bulanıklaştırıyor. Ve önümüzdeki (umarım) beş buçuk ayda o kadar boş vaktim olacak olmasına rağmen, inanmıyorumki o kadar insanı düşünecek zamanım olsun.

7 Kasım 2010 Pazar

James Brown - The Boss (Black Caesar Soundtrack)



Lock Stock and Two Smoking Barrels O.S.T albümünü indirmek sinema-müzik sever için farzdır. Yapmazsan çarpılırsın. James Brown, Robbie Williams, Iggy Pop & The Stooges gibi efsaneler burda. Inanılmaz şarkılar, arada filmden dialoglar. Dialoglardaki Statham aksanıda iyi tabi.

5 Kasım 2010 Cuma

gecenin bu saatinde phsycal fraction dinliyorum. kendimi fena fracted hissediyorum.

pis bi adamım. arkadaş çevremi bi türlü sabit tutamıyorum. iyi giden bişeyi bozmak huyumda var. şuanki çevremden çok mutlu olmama rağmen sanki bozmak için elimden geleni yapıyorum. sevgisiz değilim ama saygısızlık edepsizlik diz boyu. tabi olaya bi diğer yönden bakmakta var. hani haklıyıma çok rahat getiririm konuyu. ama ulan hepmi ben haklıyım, yada dünyamı götte benmi iyi kurallara uyuyorum. anlamadım. neden sürekli ilşkisi olan insanlar bana denk geliyo? neden onlarla daha iyi anlaşıp daha iyi yakınlaşıyorum? neden takıldıgım single hatunla ileri gitme fikri hiç aklıma yatmıyo? hatun single oldugundanmı yoksa harbiden işe yaramadıgındanmı? eminim güzellik umrumda değil, beni kovan insanın bana çekici gelmesi güzellğinden osundan busundan değil harbi kafama yatmasından, kafa olmasından, çekici gelmesinden ve iyi niyetinden kaynaklanıyo kesinlikle. o 1 nite stand kafası artık yok. işler değişmeli. stand ler olucak tabi ama one nite olmasının bi tadı kalmadı. paylaşmak istiyorum ama fazlada paylaşmak istemiyorum genelde. ama bu sefer paylaşmak yine istemiyorum, fedakarlıgı bu sefer ben yapıyım diyorum. ulan bikerede yap dimi noolcak bu sefer bakalım. bugune kadar iyi güzel geldik, nasıl sürekli değişim gelişim diyoruz, artık bi sonraki level'a geçmek lazım diyorum. erasmus sonrası hayatı güzelleştiren insanlar var hayatımda, onlar olmasa çok zor geçerdi bu günler. şimdi pastanın üstüne kremayı koyma vakti geldi. ama panik yok. obsesif deiliz burda. rahatım. kafam rahat. olayların gelişimine mudahale etmiycem. erasmus rule 1: let the chips fall where they may  diyorum. yine istedikleri yere düşücekler ama düştükten sonraki olaylara müdahale hakkımı bu sefer kullaıcam. artık akıllıyım, tecrubeliyim, aptallık yok.

gecenin bu saatinde neşeli bişey bekliyorduysanız yanlışlardasınız. bu kafayla ne yazıyım?

o deilde bi bira olaydıda...

21 Eylül 2010 Salı


Bob Marley'nin şarkılarındaki sefiliz, bitiğiz, mahfolduk, para yok, hayat yok, haklar yok, hiçbişey yok havasını anlamak çok kolay.

Ama biyandan o melodideki mutluluk ve neşe yokmu. Sanırım kendisinin olayıda bu.

There and back again

Uzun süre sonra yeniden yazıyorum.

Yazmaya yeniden karar vermemi sağlayan şey, 20 Eylül Pazartesi gecesi yaşananlar ve Aybüke Orhan'ın ta kendisidir.

Son 1-2 aydır yaşadığım kafasal, mental, artık her nası isim koyarsak, sorunları aşmamda katkısı çok. Çevreden uzak olduğum 4-5 ay ve staj dönemi bittiğinde ve ben döndüğümde, etraftaki çoğu kişi artık yoktu. Facebook vs. yerlerden Emir ne olur dön dön dön deyip, duvarlara bıdı bıdı yazılar yazıp ben geldiğimde hava kötü bahanesini bana sunup, o kişiye olan özlemimi bana yedirenmi, sevgilisine sarktığımı söyleyip yüzüme bakmayan lise arkadaşımı, son günümde beni yanlız bırakan mahalle arkadaşımı dersin. Neler Neler. Hepsi gitti, dost denicek  Ayb. ile tek tük bi kaç kişi kaldı. Dışarı çıkıp en rahat eğlendiğim, yanında en rahat içip saçmaladığım, en rahat hissettiğim canım dostum aybükem. Kadehler bi kez daha sana kalksın hehe:)

13 Temmuz 2010 Salı

inceden hatırlarım o eski dostlukları,
şimdi herkes ayrı uçta, kaderini inkar eder,

yalnızığı kokluyorum kurutulmuş yapraklarda,
yalnızlık paylaşılmaz.

şimdi herkes ayrı uçta. 1000 km'ler ayırıyo bizi dostlarla. çok özlüyorum. her biri ayrı birer tip. nede güzeldi 6 ay.
hollanda vlissingen hayatım boyunca benim mabed'im olacak. uç noktalar orda yaşandı. yukarıya ulaştığım yer "mabed" vlissingen'di.

18 Haziran 2010 Cuma

Last 6 days in Vlissingen of mine, for some of you less. Let's see what's gonna happen when Erasmus will be over?

Last 6 days in Vlissingen of mine, for some of you less. 

Let's see what's gonna happen when Erasmus will be over?

-When I'll call people from a megaphone like : "Where are my Canadians at?" No one's going to show up. CTIG will be over. Bob KroesbergenLiseanne McDonaldSarah CarrollEmma RobinsonAshley Lynn Winters,
Stasia Kosar 
-Non of my roomates gonna smoke 10 joints in a row. And non of them are going to ask for more. Nilüfer Yılmaz
-When I say " Hoppaalaaa " No German is going to repeat it. And he wont play the song called "shu shu shu shu shushu". And also, monday won't be the extratime of sunday anymore. Birger Klinke
-No one's gonna say FOEK anymore, instead of fuck. Romain Juste-Cazenave
-When I drive to the lane with the ball, there wont be a 1.90-tall-player wating for to shoot the 3 pointer. And no one's gonna call me teacher. Marc Rovi,Carlos Redín 
-When I am gonna be there, it won't be OK anymore. Cuz little-nice-smiley-face is not going to be there. Anna Valdivia
-Second best Romanian after Hagi won't ask for me to shave anymore. Irina Maria
-Pure whiskey without coke and ice-cubes wont taste good like this. We won't ride a Smart car with 4 people also. Alex KochAgatha VdpMarine FraudeauMaciej Raszeja 
-There wont be a  guy who's always shaking his hands when he is totally drunk. João Salvador de Paiva 
-I wont make broccoli salad again for sure. Klaartje Janssens,
Noortje De Messemaeker 
-Disco sticks and truck tires wont be at my place anymore. No one's gonna matchmake me this well. Lisa Tuppert 
-There won't be another friend, that you just know for 5-6 months, but he is like a brother. Can İskeçeli 




31 Ocak 2010 Pazar

ne şarkı be

Zamanın eli değdi bize
Çoktan değişti her şey
Aynı değiliz ikimiz de
Zaaflarına bir gece
Hatalarına bir nilüfer
Sevgisizliğine bir kalp verdim
Artık geri ver
Geri veremezsin aldıklarını
Artık geri ver
Geri verilmez hiçbir yanılgı
Yokluğuma emanet et
Sende benden kalanları
Her şeyi al
Bana beni geri ver
Bir şansım olsun
Başka yer, başka zaman
Sensiz ömrüm olsun

21 Ocak 2010 Perşembe

evet finallerde bitti. gitme kalma olayları iyice kafayı kurcalamaya başladı. ben çok arkadaş odaklı bi adam oldugumu farkediyorum buara. e malum ordada bizim elemanların hiçbiri olmıycak. mahalle arkadaşlarından başlaıyım mesela. bu bekir denilen adam dunyada beni en iyi dinleyen adam. bu kadar rahat içimi döküyorum ona. ufuk desen adam her an burda. ufuk gel, ufuk burda. bu adamlar, hani derler ya dost her an yanında olucak. oyle adamlar. biliyorumki hollanda'dan da arıycam onları abi nerdeseniz takılsak ? diye. tabi yalan olcak arada binlerce km.

e barışa ne demeli . kuzen değil o abi direk. beni ben yaptı herif resmen. hep yön gösterir hep dogruyu ogretir hep bilir o. hep varıdır o her konuda. eminim, her iddiasına girerimki kimsede de yoktur böylesi. bazen bende anlamıyorum bu adam bana neden bu kadar deger veriyo önemsiyo diye. ben nasıl abi diyorusam oda kardeşi olarak göruyor heralde. ne kadar minnettar olunur ne kadar teşekkur edilirki? ne kadar yapılsa bunlar az.

kadir has üni'den ne kadar memnunietsizim herkes bilir. okul kötü vs. ok. ama bazı adamlar var burda. bu herifleri sokakta görsen çok deişik adamlar demezsin ok. ama dost oldugun zaman boyut değiştiriyor bu yavşaklar. dunyanın en iyi adamları oluyorlar bianda. tamer, hamit, ekrem, emre , taylan, yılmaz, hazel ve diger leri. aranıcak hepsi hollanda sınırları içerisinde.

neyse var daha gitmeye 3-5 gün daha. ben böyle gelicem arada gaza. hoşgörün. koyuyo biraz uzaklaşmak

13 Aralık 2009 Pazar

when you're insomnia, you're never really asleep and you're never really awake.

saat gece 4.30 suları. yarın 12.00'da marketing dersim var. yine uyuyamıyorum. bu 7 yada 8. gün. hollandaya gitmeye hazırlandığım bu günlerde en büyük derdim bu. uyku düzenim tam anlamıyla follofoş olmuş durumda. bunun nedeni tükettiğim fazla kahvemi yoksa kullandıgım aptal vitaminlermi? yada artık alkol almadıgım, kafamın güzel olmadıgı gunlerde uyuyamıyorumuyum? yok bu sonuncusu tamamen bahane. biri bence bu olayın sebebini açıklasın. gitmeklemi alakası var acaba? hiç sanmıyorum. hollanda planları bana negatif hiçbişey ifade etmiyor. aramın bozuk oldugu, goruşup konuşmadıgım ama özlediğim dangalak eski arkadaşlarım mı peki? yok onlarda değil. hayatımda daha iyileri daha değerlileri var. tabiki daha değerlilerinin olması onları aşağı çekmez. önemlerini azaltmaz ama yokluklarınıda hissettirmiyor açıkcası. ulan aşık falanda değilim. tamam son dönemde var aksiyonda ne zaman bu sebepten dolayı uykusuz kalmışımki şimdi kalayım. dersler desen hiç alakası yok. 2-3 paper 1-2 finalin hiç lafı olmaz. aslında geçen gece rezil ettiğim ev partisimi acaba? güzelim gecenin içine etmiştim salak bi tartışma yüzünden. o yuzdense zaten hiç üzülmem. çünkü o gece dunyanın en mutlu insanı oldugum 1-2 an bile vardı. ama yok o geceden oncede vardı bu uykusuzluk bıdısı. şuraya bak resmen kendimle çatışıyorum lan. 4.30 da yapılıcak işmi bunlar. peki düşünüyorumda. bunların hepsini al topla. kafama sok. ben bi düşüneyim. umrumda olurda uykusuz kalırmıyım? yok onuda sanmıyorum. ve evet hemen şunuda söyliyimki bu yazdıklarımı hiçbişey içmemişken yazıyorum. hani geçen gece içipde konuştugum arkadaşlarım okur belki. bilsinler. bunu yazma sebebim siz bunları kafama sokmadan, benim bunları dışarı atma istegimdir:) nokta.

15 Kasım 2009 Pazar

Stereomood.com "Tuning My Emotions"

Stereomood.com'a ersinduzen.blogspot.com'dan ulaştım. Güzel site olmuş. Sayfa açıldığı anda karşına çok sayıda duygu/hal etiket olarak çıkıyor. Kendini nasıl hissediyorsan gerekli etikete tıklıyorsun ve karşında o duyguya, duruma gçre şarkıları buluyorsun. Gayet başarılı. Şarkı sayısı şu anda çok fazla değil. Ama olanlarlada memnun bırakıyor kendinden. Deneyin dinleyin.

Mesela kendini sexy hissedenler için aşağıda seçilmiş halde birçok şarkı bulunabilir:)

14 Kasım 2009 Cumartesi

Evet Fight Club quote'larını çok seviyorum. Evet bazen abartıyorumda.

12 Kasım 2009 Perşembe

11 Kasım 2009 Çarşamba

Geldik yaz günlerinin yavaş yavaş özlenmeye başladğı günlere. Sürekli gri heryer. Hava kapalı. Güneşi gören cennetlik. Bi Mahsun var işte. Sıkılıyorum. Ve haftada bir hasta oluyorum. Gerçi sırf havalardan hasta olmuyorum orası ayrı. Vizesimi pojesimi etraftaki hödüğümü artık sen karar ver. Halbuki böylemi olacaktı. Şimdi sahilde oturmak yokmuydu. Mojito yanında. Bol naneli bol buzlu şöyle satsuma olanından. Sıcak kum. Sıcak hava. Üzerindeki montu attığını söylememe bile gerek yok heralde. Neyse şimdi montu attım ben birazdan tam soyunmaca olmasın. Kış böyle düz geçmez. Kurtarmak lazım. Kurtarmak dediğim uludağmaca falan değil tabi. O tam dibe vurmaca :) Bize tam kurtulmak lazım. zım zım. Sonumuz hayrola. Bide u.n.k.l.e amca olmasa.

17 Ekim 2009 Cumartesi

Medula Oblongata


You're not your job.

You're not how much money you have in the bank.

You're not the car you drive.

You're not the contents of your wallet. You're not your fucking khakis.

You're the all-singing, all-dancing crap of the world.




Uyku tutarmı şimdi bizi?

İçimden bir şey geçiyor nasıl söylesem 
Daha adını koyamadım devamını bi bilsem 
Bilirim bu hisleri korkarım kendimden 
Aşığım galiba neden bilemem  
Nereden ama bilemem aşığım söyleyemem 
Durumlar tanıdık ama galiba henüz erken  
İçimden bir şey geçiyor nasıl söylesem 
Daha adını koyamadım devamını bi bilsem 
Sabah bakarız çaremize döneriz kendi halimize 
Uyku tutarmı şimdi bizi

16 Ekim 2009 Cuma

o'mu digerimi? hangisi?

11 Ekim 2009 Pazar

There's nothing better than nice music in the ear.

You always have good friends. But sometimes you think you're alone.

Wrong.
Music is always there.

Even you're sleeping like a dead.

7 Ekim 2009 Çarşamba

özlemece

bratislava'da kahvaltı yapılan hediyelik eşyacı
viyana'da balkondaki koltuk
paris gare de L'est ve adını bilmedigim küçük pub
volendam
nicky-giorgia
volendam
osdorp
görkem abi'nin balkonu, rabbit in your headlights dinlemek
olympos orange
ve istanbul'da o'nu özledim.




4 Ekim 2009 Pazar

It's only after we've lost everything that we're free to do anything.

Mr.Durden

Tweetci

twitter.com/emirgungoren

29 Eylül 2009 Salı

Meet Me At The Coffee Shop

Meet me at the coffee shop 
We can dance like Iggy Pop 
Another go in the parking lot 
Frewak the cheek on your hotspot  
Back and forth my body¹s jerking 
Will to thrill will not stop working 
Work and work I¹ll take you on a honeymoon 
Jumping on a bed in a hotel room 
The room the groom
Amsterdam'ı özlemek bir ayrıcalıktır.
RHCP-Coffee Shop

25 Eylül 2009 Cuma

2009 Kış Hatırası

Yan komşum Ege Ufuk sen çok değerli bi mahlukatsın.

It's been a long time.

Buraya yazmayalı çok oldu. Yazmayalı çok şey yaşadım çok şey gördüm. Keşke yaşadıklarımı buraya yazabilsem, gördüklerimi buraya resmedebilsem. İmkansız tabiki.

High Hopes

The grass was greener.
The light was brighter.
With friends surrounded ,
The night of wonder..

23 Temmuz 2009 Perşembe

Rockn Coke 2009


Rock n coke otoparkta içmek gibisi yok. Guzel hava, guzel ortam, buz gibi güzel içkiler ve herşeyden önemlisi güzel insanlar tabi. Cumartesi başladık. Yol uzun ama eglenceliydi. Mahallemizin zencisi, gurur duydugum abim Barış yine boş durmamıştı. Sagolsun yol 5 dk . gibi geldi. No Barış no fun!

Oraya gittigimize en çok Anıl sevindi. Brit sevgili yaptı kendisine hemen. Çok iyi anlaştılar. El ele gözgöze 1.5 saat muhabbet ettiler hatta:)


Akşam saatleri yaklaşırken Duman'la açtık konser olayını. Hemde sahne önünden. Araya Billie Jean kattıklarını hatırlıyor gibiyim. Güzelde yapmış çocuklar. Klasik gene iyilerdi.

NIN fazla dinleyemedik. The hand that feeds yetti zaten. Trent Reznor'u surekli ıslatıyolar zannettim ben. Meğer sora baktım adam terliyomuş.

Ve Prodigy. Firestarter, Breathe, Omen ve
Smack My Bitch Up. Mükemmeldi. Gittigim onca konser arasında çok rahat ilk 3 e girer bu konser. Fazla hopladık zıpladık tepindik gayet başarılıydı.

Pazar yine otoparkta başladık. Kaiser Chiefs e kadar guzel demlendik yine. Ruby ve I predict a Riot'la gazı aldık KC'de.

Sonra LP bekleyişi başladık. Eski şarkılar falan yine guzeldi LP. Geceyi kamikazede bitirdik.

2 gun gerçekten hatırlanacak derecede guzeldi. 2005 ten sonra 2009 en guzel rockncoke oldu. Konserlerin dışında çevremdeki insanların da payı büyük tabi bunda. sagolsunlar ve hep yanımda varolsunlar.

Bu arada 2 adet kombine VIP biletini 150 tl ye satan adını bilmedigim çocukta sagolsun :)



Skyeurope

5 farklı bilgisayar, 4 farklı kredi kartı. 15-20 deneme.

2 uçak bileti için hepsi. gerizekalı slovaklar. Gelince görüşürüz :)
Altan'da olmasa napıcaz.
Before you go, can you read my mind?

17 Temmuz 2009 Cuma

fuckers

15 Temmuz 2009 Çarşamba


Who needs big tits when you have an ass like that.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Gidiyore.Az Kaldı

Istanbul-Bratislava-Viyana-Prag-Budapeste-Stuttgard-Mannheim-Amsterdam-Istanbul

29 Haziran 2009 Pazartesi

Placebo Arena'da 24.06.09




Placebo'ya gittik geçen. Çok dinlerdik lisede. Kaçmazdı, kaçırmadıkda.

Fazla kalabalık yoktu konserde. Kuruçeşme Arenadaydı. Arena'da nehrin yanında konser vermek ve konser izlemek çok büyük zevk . Nehrin yanında. Bosphorus Nehri hemde. Axl Rose ve Brian Molko'da katılıyorlarmış bana sağolsunlar :)

Klasik geç çıktılar yine. Biletlerde 9 yazıyordu, 9.45 i buldu. Çıkar çıkmaz şok olduk zaten. Molko İrlandalı köylü modeli saçları ve 6 yaşındaki dugune gitmiş çocuk kıyafetiyle akıllarda soru işareti bıraktı. Butun gecede o soru işaratine cevap bulamadık. Sahnede iyiydi yinede. Son albumda çalan yeni davulcuyuda izledik bu konserde. Daha once Rockncoke da izlemiştim. Davul daha arka plandaydı. Yeni eleman Steve Forrest hem baya sert tonlarda gezindi hemde baya hareketliydi. Hatta davul, bass ve molkonun önundeydi bile diyebilirim.

Neyse konser guzeldi. Seviyoruz Placebo'yu. Sagolsun burdan beni konsere alan Barış ve Mustafa Abilerede sonsuz hürmetlerimi sunuyorum. Yaz boyuncada başarılarının devamını diliyorum :)

Son olarak şunu söyliyimki yeni album yaramaz. İndirip korsan olmaya bile deymez.

21 Haziran 2009 Pazar

Lock, Stock and two Smoking Barrels

Right. Let's sort the buyers from the spyers, the needy from the greedy, and those who trust me from the ones who don't, because if you can't see value here today, you're not up here shopping. You're up here shoplifting. You see these goods? Never seen daylight, moonlight, Israelite. Fanny by the gaslight. Take a bag, c'mon take a bag. I took a bag home last night. Cost me a lot more than ten pound, I can tell you. Anyone like jewelry? Look at that one there. Handmade in Italy, hand-stolen in Stepney. It's as long as my arm. I wish it was as long as something else. Don't think because these boxes are sealed up, they're empty. The only man who sells empty boxes is the undertaker, and by the look of some of you lot today, I'd make more money with me measuring tape. Here, one price. Ten pound.

diye başlar. sonra alır götürür. Soundtrackleri dinleyin.

19 Haziran 2009 Cuma

Blamed it on the crazy nites.
Şimdi Olimpos'da olmak vardı Altan.kılik tu inlarc the pitçır.

17 Haziran 2009 Çarşamba

Everytime you hear the whispers, you run the other way!

Ben Linus

6 Haziran 2009 Cumartesi

Sand

How nice,
The breeze that licks your hair
The parfume that you wear
Don’t try to find the words
That
Define the way we are

How wise,
To think that we could blame
This circulating game
Don’t try to comprehand
This
Foul treachery we’re in

1 Haziran 2009 Pazartesi

mfö

66'da ilk adım, kuruluş.
piyasada yaklaşık 40 yıl.
türkiye'de müzik efsanesi.
yaşlar 60-70 işler bitmemiş.
güzel canlı performans.

da nerde " Bu ne biçim hikaye böyle " ? çalınmazmı o şarkı be mazhar baba.