Son bir yılda hayatta çok uç noktalar yaşadım sanırım. Eurotrip'le başladı herşey. Onun gazıyla bir Erasmus aldı gitti. Kötü döndük ordan. ESN'le kurtardım yine birşeyler. Mekanlar çok değişti. Çevreler, insanlarda öyle. Kaldırması zor oluyor tabi böyle olunca. Herşey bittiğinde, o kadar güzel vakit üstüne elinde hiçbirşey kalmadığını anladığın an doğuyor sıkıntı. Baktımki gerçekleşen şeyler güzel. Ama ne bir temeli var, ne bana birşey katmış. Şu an bende olanıda yine bırakmam isteniyor benden. Hayat gene gel Emir vedalaş diyor herkesle. Zor şeyler hep gelip geçiyor. Zora katlanmasıda acı verir tamam. Da buna alışmak, belli period sonrasında bu alışkanlığın farkına varmak asıl sıkıcı olan. Hayattaki bu keskin virajlar sonrasında harcanan insanlar, her geri dönüp baktığımda ya özletiyor kendilerini, yada hassiktir ordan dedirtiyorlar. Ya çok iyi insanlar kaybediyorum bu keskin virajlara girerken. Geride kalıyorlar. Yada o virajdan çıktığımda iyi zannettiklerinin bi bok olmadığını anlıyor insan. Geride kalıp yanlız devam etmeni sağlıyorlar. İşte son bir senedeki uç noktalara ulaşmamı sağlayanda bu gel gitler oldu. Sağa sola sürüklenmekten hem bedenim hem pskolojim hırpalandı. Insanlar 21'e inanmamaya başlar oldu. Ama TSK 21-31 dinlemiyor. Gel diyor Emir vedalaş yavaş yavaş.
Bu vedalaşma silsileleri hep gelir üstüste. Yine öyle oluyor. Normal zamanlarda sürekli sağda solda olanı takip etme huyumun getirdği bişeymidir bilmem, yine gidenlerin hepsini bi görüp, yolcu edip en son giden yine ben oluyorum. Her "güle güle" ayrı bi sıkıntı oluverdi. Her güle güle başka paylaşımların sonuçları getirdi. Vedalaşılan her insan sonrası anılar aklımda çok gitti geldi. Zaten bunları yazma ihtiyacı hissetmemde, bu vedalar sonrası konuşacak kimsenin kalmaması, telefonların açılmaması, kapıların çalmaması. Halbuki dön sırtını git dimi? Tek seferde kurtul. Ama ilginç bi acı bu. "Vedalaşmadan gitmiyim" kafası. Üzüyor insanı. "Üzülürkende düşündürüyor".
Hep çok hoş gözükmüştü uzaktan, hareketli hayat. Koşturmacalar adrenalini beraberinde getirdi hep. Ama "uzaktan". Daha fazla dayanılcak gibi değil ama. Tüketim güzel şey, ama insan tüketmek kötü geliyor artık. Çok arkadaş değiştirmek, geride özlenicek çok adam bırakmak hayatı bulanıklaştırıyor. Ve önümüzdeki (umarım) beş buçuk ayda o kadar boş vaktim olacak olmasına rağmen, inanmıyorumki o kadar insanı düşünecek zamanım olsun.
0 yorum:
Yorum Gönder